Regülasyon
AB AI Act'i Yumuşattı: Yüksek Risk Kuralları Ertelendi
AB Konseyi, AI Act'i sadeleştiren paketi onayladı: yüksek riskli sistem yükümlülükleri Aralık 2027'ye ertelendi, şeffaflık kuralları ise Ağustos 2026'da geliyor.
Avrupa Birliği Konseyi, 29 Haziran'da yapay zeka yasası AI Act'i sadeleştiren "Dijital Omnibus" paketine nihai onayı verdi. Paketin en kritik maddesi, yüksek riskli yapay zeka sistemlerine yönelik yükümlülüklerin 2 Aralık 2027'ye ertelenmesi. Metnin temmuz ayında AB Resmî Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.
AI Act, 2024'te kabul edildiğinde dünyanın en kapsamlı yapay zeka düzenlemesi olarak tarihe geçmişti. Ancak kademeli yürürlük takvimi, teknik standartların gecikmesi ve şirketlerin uyum maliyeti baştan beri tartışma konusuydu. Omnibus paketi, tam da bu şikâyetlere cevap olarak hazırlandı: Brüksel'in kendi deyimiyle amaç kuralları gevşetmek değil, "takvimi gerçekçileştirmek".
Pakette neler var?
Paketin özü üç başlıkta toplanıyor: yüksek risk kuralları erteleniyor, KOBİ kolaylıkları genişliyor, ama şeffaflık yükümlülükleri yerinde duruyor. Öne çıkan maddeler şöyle:
- İşe alım, kredi puanlama, kritik altyapı gibi "yüksek riskli" kullanım alanlarına yönelik yükümlülükler 2 Aralık 2027'ye, bazı kategorilerde 2 Ağustos 2028'e ertelendi.
- KOBİ'lere tanınan basitleştirilmiş uyum kolaylıkları, 750 çalışana kadar olan şirketleri kapsayacak şekilde genişletildi.
- Genel amaçlı yapay zeka modellerine ve şeffaflığa ilişkin kurallar Ağustos 2026'da devreye girmeye devam ediyor: sohbet botları kullanıcıya yapay zeka olduğunu söylemek, yapay zeka üretimi içerikler etiketlenmek zorunda. İçerik etiketleme tarafında uyum tarihi 2 Aralık 2026 olarak netleşti.
- Rızasız cinsel içerik ve çocuk istismarı materyali üretmeye yarayan uygulamalar, yasaklı sistemler listesine eklendi.
"Yüksek riskli" etiketi kulağa soyut gelebilir; pratikte ertelenen yük şu: bu sistemleri kullanan şirketlerin risk yönetim sistemi kurması, eğitim verisinin kalitesini belgelemesi, insan gözetimi mekanizması işletmesi ve kapsamlı teknik dokümantasyon tutması gerekiyordu. Yani erteleme, en pahalı ve en bürokratik uyum katmanını öteliyor. Buna karşılık yasaklı uygulamalar ve şeffaflık ihlalleri için ceza mekanizması işlemeye devam ediyor — üst sınırı şirket cirosunun yüzde 7'sine varan cezalardan bahsediyoruz.
Neden önemli?
AI Act yalnızca AB şirketlerini değil, AB pazarına ürün veya hizmet satan herkesi bağlıyor — buna Türkiye'den e-ticaret, SaaS ya da yazılım hizmeti verenler de dahil. Üstelik "Brüksel etkisi" denilen mekanizma yüzünden bu yasanın etkisi AB sınırlarını aşıyor: KVKK'nın Avrupa'nın veri koruma tüzüğü GDPR'ı izlemesi gibi, Türkiye'nin gelecekteki yapay zeka mevzuatının da AI Act'i referans alması bekleniyor.
Erteleme, uyum maliyetinden çekinen şirketler için ciddi bir nefes alanı. Ama dikkat: en kritik ve en geniş kesimi ilgilendiren şeffaflık kuralları ertelenmedi. Yani "AB kuralları rafa kalktı" yorumu yanlış — rafa kalkan yalnızca en ağır uyum yükü, o da iki yıllığına.
YZ Uzman ne düşünüyor?
Bu haberi "erteleme geldi, rahatız" diye okumak bizce hata olur. Doğru okuma şu: takvimdeki en yakın tarih Ağustos 2026 — yani önümüzdeki ay — ve o tarihte devreye giren kurallar tam da KOBİ'lerin en çok kullandığı yapay zeka biçimlerini ilgilendiriyor: müşteriyle konuşan sohbet botları ve yapay zeka ile üretilen pazarlama içerikleri. Sitenizdeki bot kendini insan gibi tanıtıyorsa ya da AI üretimi görselleri etiketsiz yayınlıyorsanız, AB'deki müşterileriniz nezdinde uyum sorununuz erteleme falan dinlemiyor.
AB'ye satış yapan ya da yapmayı planlayan işletmelere önerimiz: şirketinizde yapay zekanın dokunduğu süreçlerin envanterini şimdiden çıkarın. Hangi süreçte hangi model kullanılıyor, müşteri bunu biliyor mu, üretilen içerik etiketleniyor mu? Kendi projelerimizde bu envanteri tek sayfalık bir tabloyla tutuyoruz; abartılı bir danışmanlık süreci gerektirmiyor. Bu üç soruya bugün cevap verebilen bir şirket için AI Act bir tehdit değil, rakiplerinden erken ayrışma fırsatıdır.
Kaynaklar: AB Konseyi basın açıklaması, Latham & Watkins analizi