Sektörel Rehberler
Avukatlar için Yapay Zeka: Uydurma Yargıtay Kararlarına Karşı Güvenli Kullanım
Kızılcahamam'da bir avukat, yapay zekanın uydurduğu Yargıtay karar numaraları yüzünden soruşturmayla karşılaştı. Halüsinasyon riski ve güvenli kullanım kuralları.

Haziran 2026'da Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 25 yıllık deneyimli bir avukat, savunma dilekçesini güçlendirmek için yapay zekadan yararlandı. Yapay zeka gerçek Yargıtay kararlarını dilekçeye ekledi — ama esas ve karar numaralarını yanlış üretti. Duruşmada hata fark edilince mahkeme aynı gün hem Ankara Barosu'na hem savcılığa soruşturma yazısı gönderdi. Türkiye'de kamuoyuna yansıyan bu ilk somut vaka, çoğu meslektaşımızın "bu bana olmaz" diye düşündüğü bir riskin artık masada olduğunu gösteriyor.
Bu yazı korkutmak için değil, sınırları netleştirmek için yazıldı. Yapay zeka avukatlık mesleğinden kaçmayacak bir araç; mesele onu kullanıp kullanmamak değil, nerede güvenip nerede iki kez kontrol edeceğinizi bilmek. Sektörlere göre yapay zeka rehberimizde her mesleğin kendine özgü riskleri olduğunu anlatmıştık; hukukta bu risk doğrudan müvekkilin davasını, hatta avukatın disiplin durumunu ilgilendiriyor.
Yapay Zeka Neden Var Olmayan Yargıtay Kararı Üretir?
Büyük dil modelleri (LLM), bir sonraki kelimeyi istatistiksel olarak en olası seçenek üzerinden üretir — gerçek bir içtihat veritabanını sorgulamaz. Bir esas/karar numarası istendiğinde model, gerçek kararlara "benzeyen" ama var olmayan bir numara ve gerekçe üretebilir; buna halüsinasyon denir ve modelin kendine olan "güveni" gerçeklikle orantılı değildir.
Sorunun asıl tuzağı burada: Mata v. Avianca davasında ABD'li avukat Steven Schwartz, ChatGPT'ye uydurduğu kararların gerçek olup olmadığını sorduğunda, ChatGPT "evet, LexisNexis ve Westlaw'da bulunabilir" diye yanıtlamış — bu doğrulama cümlesi de uydurmaydı. Yani modelin kendi kendini doğrulaması işe yaramaz; dış bir kaynakla, yani gerçek içtihat veritabanıyla çapraz kontrol şart.
Kızılcahamam'dan Manhattan'a: Aynı Hata, Farklı Kıta
2023'te New York'ta yaşanan Mata v. Avianca vakasında avukatlar itiraz dilekçelerine var olmayan davalara (Varghese v. China Southern Airlines, Martinez v. Delta Air Lines gibi) atıf yaptı; hakim davaları hiçbir veritabanında bulamayınca dava reddedildi, avukatlara 5.000 dolar para cezası kesildi ve tüm ilgili hakimlere düzeltme mektubu gönderme zorunluluğu getirildi. Üç yıl sonra Kızılcahamam'da yaşanan olay, aynı hatanın Türk hukuk sisteminde de mümkün olduğunu kanıtladı — üstelik bu kez 25 yıllık tecrübeli bir avukatın başına geldi, yani deneyim tek başına koruma sağlamıyor.
Uydurma İçtihat Kullanmak Suç mu, Disiplin Suçu mu?
Hukuki olarak uydurma içtihat içeren bir dilekçe, çoğu durumda TCK m. 207 kapsamında "özel belgede sahtecilik" sayılmıyor: dilekçe gerçek ve imzalı, sadece içeriği yanlış; hakim hukuku zaten kendisi (re'sen) uyguladığından aldatma kabiliyeti de tartışmalı. Ama bu, avukatın rahat olabileceği anlamına gelmiyor.
Asıl risk disiplin ve tazminat cephesinde. Avukatlık Kanunu m. 34'teki özen yükümlülüğü ihlal edilmiş sayılabilir; bu da kınamadan işten men'e kadar giden bir disiplin sürecini tetikleyebilir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu m. 506 çerçevesinde vekalet ilişkisi gereği, müvekkile karşı özen borcunun ihlali tazminat talebine kapı aralar. Kızılcahamam'daki avukatın "kararların içeriği doğruydu, sadece numaralar hatalıydı" savunması bu yüzden yeterli görülmedi — mahkeme yine de soruşturma başlattı.
Müvekkil Sırrı ve Yapay Zeka: Genel Amaçlı Chatbot'a Ne Anlatılmamalı?
Avukatlık Kanunu m. 36 gereği avukatlar, mesleki görevleri dolayısıyla öğrendikleri her şeyi sır olarak saklamakla yükümlü. Ankara Barosu'nun "Avukatlıkta Yapay Zeka Araçlarının Kullanımı Rehberi"nde altı özellikle çizilen bir risk var: kendini eğiten (self-learning) genel amaçlı yapay zeka araçlarına girilen müvekkil bilgileri sistem tarafından depolanabilir ve teorik olarak başka bir kullanıcının sorgusunda yeniden yüzeye çıkabilir.
Pratikte bu şu anlama geliyor: bir sözleşmeyi veya dilekçe taslağını ücretsiz bir chatbot'a yapıştırırken müvekkilin adı, TC kimlik numarası, dosya detayları gibi bilgileri anonimleştirmeden girmek, sır saklama yükümlülüğünü zedeleyebilir. Muhasebeciler için yazdığımız rehberde de benzer bir uyarı vardı: meslek sırrı taşıyan her veri, genel amaçlı bir araca girilmeden önce iki kez düşünülmeli.
Yerli Hukuk Yapay Zeka Araçları Halüsinasyonu Azaltıyor mu?
Türkiye'de son iki yılda hukuka özel yapay zeka araçları hızla çoğaldı ve bunların ortak vaadi, genel amaçlı chatbot'ların aksine sadece doğrulanmış içtihat/mevzuat veritabanından yanıt üretmek. Lexpera'nın LEXI'si, kendi güvenilir içerik havuzuna dayanarak yanıt ürettiğini; Apilex, 11 milyondan fazla içtihatla eğitildiğini ve halüsinasyonu ortadan kaldırmayı hedefleyen bir mimari kullandığını iddia ediyor. Kılavuz ise Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarıyla eğitilmiş bir modül sunuyor.
Burada net olmak gerekiyor: bu araçların hiçbiri "halüsinasyon riski sıfır" garantisi vermiyor, sadece riski azaltan bir mimari kullandıklarını söylüyorlar. Fiyatlandırma tarafında da şeffaflık düşük — çoğu "iletişime geçin" modelinde çalışıyor. Bu yüzden hangi aracı kullanırsanız kullanın, üretilen her esas/karar numarasını UYAP veya resmi içtihat sisteminden tek tek doğrulamak hâlâ sizin sorumluluğunuzda.
Devlet de Bu İşin İçinde: UYAP AI ve Baroların Tepkisi
Adalet Bakanlığı, 30 milyondan fazla emsal kararı analiz etmeyi hedefleyen UYAP AI Karar Destek Sistemi'ni duyurdu; "Söyle Yazsın" (konuşarak dilekçe yazma) ve "EzCümle" (özetleme) gibi alt projeler de bu kapsamda geliştiriliyor. Ama bu gelişme mesleki camiada tartışmasız karşılanmadı: 2026'da Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Antalya, Bursa, Adana ve Konya dahil 78 baro, "Savunma hakkı yapay zekaya devredilemez" başlıklı ortak bir bildiri yayımladı. Bildirinin hedefi yapay zekanın kendisi değil, vatandaşların avukatsız şekilde doğrudan AI üzerinden hukuki destek almasına yönelik projelerdi.
Bu ayrım önemli: baroların itirazı "avukat AI kullanmasın" değil, "AI avukatın yerine geçmesin" yönünde. Nitekim aynı Ankara Barosu, kendi üyelerine yönelik bir kullanım rehberi de yayımlamış durumda — yasak değil, sorumlu kullanım öneriliyor.
Yapay Zeka Gerçekten Zaman Kazandırıyor mu, Yoksa Risk Fazla mı Ödüyor?
Wolters Kluwer'in 2026 Future Ready Lawyer araştırmasına göre hukuk profesyonellerinin yüzde 62'si yapay zeka kullanarak haftalık iş zamanının yüzde 6-20'sini geri kazandığını bildiriyor — yani haftada birkaç saatlik bir tasarruftan söz ediyoruz, mucizevi bir dönüşümden değil. Sözleşme inceleme sürecinde bazı yazılım sağlayıcıları yüzde 70-85 oranında hız kazancı iddia ediyor; bu rakamlar vendor'ların kendi pazarlama materyallerinden geldiği için temkinle karşılamak, kendi bürünüzde küçük bir pilot denemeyle doğrulamak daha sağlıklı.
TÜİK'in 2025 verilerine göre Türkiye'de bireylerin yüzde 19,2'si üretken yapay zeka kullandığını beyan ediyor; 250 ve üzeri çalışanı olan işletmelerde bu oran yüzde 24,1'e çıkıyor. Hukuk sektörüne özel resmi bir Türkiye verisi henüz yok, ama bu genel tabloya bakınca büro büyüklüğü arttıkça AI benimseme oranının da arttığını söylemek makul. Sonuç olarak yapay zeka gerçek bir zaman tasarrufu sağlıyor — ama bu tasarrufun bir kısmı doğrulama adımına ayırdığınız zamanla dengelenmeli; "AI yazdı, kontrol etmeye gerek yok" düşüncesi tam olarak Kızılcahamam'daki hatayı doğuran şey.
Müvekkilinize Yapay Zeka Kullandığınızı Söylemeli misiniz?
Türk hukukunda avukatların AI kullanımını müvekkile açıklamasını zorunlu kılan özel bir düzenleme şu an yok. Ama sır saklama yükümlülüğü ve özen borcu (Avukatlık Kanunu m. 34 ve m. 36) çerçevesinde düşünüldüğünde, özellikle müvekkilin dosyasına ait bilgilerin bir dış yapay zeka servisine girildiği durumlarda şeffaf davranmak hem etik hem de olası bir uyuşmazlıkta sizi koruyan bir adım.
Pratik bir orta yol: vekaletname veya sözleşme sürecinde, büronuzun taslak hazırlama ve araştırma aşamalarında yapay zeka destekli araçlardan faydalanabileceğini, nihai kararın ve kaynak doğrulamasının her zaman avukat tarafından yapıldığını tek cümlelik bir notla belirtmek. Bu, hem güven inşa eder hem de "AI kullandığınızı bilmiyordum" itirazının önüne geçer.
Sık Sorulan Sorular
Yapay zekanın uydurduğu bir karar dilekçeye girerse ne olur? Kızılcahamam örneğinde olduğu gibi genellikle TCK m. 207 kapsamında suç oluşmuyor, ama Avukatlık Kanunu m. 34 özen yükümlülüğü ihlali nedeniyle disiplin soruşturması ve TBK m. 506 üzerinden müvekkile karşı tazminat sorumluluğu doğabilir.
Hangi yapay zeka aracı halüsinasyon riskini tamamen ortadan kaldırır? Hiçbiri. Lexpera LEXI, Apilex ve Kılavuz gibi hukuka özel araçlar kapalı ve doğrulanmış veri kaynağı kullandıkları için genel amaçlı chatbot'lara göre daha düşük risk taşır, ama üretilen her esas/karar numarasını yine de UYAP'tan teyit etmek gerekir.
ChatGPT gibi genel amaçlı araçlara müvekkil bilgisi girmek KVKK'ya aykırı mı? Doğrudan bir ihlal sayılıp sayılmayacağı somut duruma göre değişir, ama Ankara Barosu'nun rehberi bu tür araçların girilen verileri depolayıp başka sorgularda yeniden yüzeye çıkarabileceği riskine dikkat çekiyor — bu yüzden kimlik bilgisi ve dosya detaylarını anonimleştirmeden girmemek en güvenli yol.
Bir Ticaret Avukatının Günlük Kullanımı: Nerede Güvenli, Nerede Riskli?
Diyelim ki bir ticaret davası için karşı tarafın sözleşme ihlali iddiasına cevap dilekçesi hazırlıyorsunuz. Yapay zekayı şu şekillerde güvenle kullanabilirsiniz: dilekçenin dil akışını düzeltmek, karmaşık bir mevzuat maddesini sade Türkçeye çevirtip kendi anlayışınızı hızlandırmak, uzun bir bilirkişi raporunu özetletmek, ya da zaten elinizdeki (siz bulduğunuz) bir Yargıtay kararının gerekçesini farklı açılardan analiz ettirmek.
Riskli olan ise şudur: "bu konuda emsal Yargıtay kararı bul" diye sorup gelen esas/karar numaralarını doğrudan dilekçeye kopyalamak. Kızılcahamam vakasındaki avukatın hatası tam olarak buydu — AI'nın ürettiği içeriği UYAP'tan veya Lexpera/Kazancı gibi bir veritabanından teyit etmeden kullanmak. Kural basit: yapay zeka taslak ve özetleme aşamasında güvenilir bir asistan, kaynak doğrulama aşamasında değil.
Bir başka örnek: icra takip dosyalarında yüzlerce benzer dilekçenin tekrar tekrar hazırlanması gerekiyorsa, yapay zeka şablon oluşturmada ciddi zaman kazandırır — çünkü burada değişen sadece taraf bilgileri ve miktarlardır, içtihat atfı riski düşüktür. Buna karşılık bir temyiz dilekçesinde "bu konuda emsal içtihat var mı" sorusu, doğası gereği yüksek riskli bir kullanım alanıdır ve her zaman insan doğrulaması gerektirir. Bürünüzde hangi görevlerin "düşük risk" hangilerinin "yüksek risk" kategorisinde olduğunu önceden sınıflandırmak, stajyer ve kıdemli avukat ayrımı gözetmeksizin herkesin aynı disiplinle çalışmasını sağlar.
Peki Siz Ne Yapmalısınız?
- Her esas/karar numarasını doğrulayın: Yapay zekanın ürettiği hiçbir içtihat atfını, UYAP veya resmi bir içtihat veritabanından teyit etmeden dilekçeye koymayın.
- Genel amaçlı chatbot'lara müvekkil kimlik bilgisi girmeyin: TC kimlik numarası, dosya numarası, taraf isimleri gibi bilgileri anonimleştirin ya da hiç girmeyin.
- Hukuka özel araçları değerlendirin: Lexpera, Apilex, Kılavuz gibi kapalı, doğrulanmış veri kaynağına dayanan araçlar, genel amaçlı sohbet botlarına göre daha düşük halüsinasyon riski taşıyor — ama hâlâ %100 garanti değil.
- Ekibinize yazılı bir AI kullanım politikası verin: Hangi görevlerde AI kullanılabilir, hangi bilgi asla girilmez, çıktı nasıl doğrulanır — bunu yazılı hale getirin ve stajyerlerinizin de bildiğinden emin olun.
- Barolarınızın rehberlerini takip edin: Ankara, İstanbul ve İzmir baroları güncel kullanım rehberleri yayımladı; bu belgeler hem etik hem pratik açıdan güvenli bir çerçeve sunuyor.
Yapay zeka, dilekçe taslağı hazırlama ve araştırma sürenizi gerçekten kısaltabilir — ama kaynak doğrulama sorumluluğunu asla devralamaz. Bürünüzün iş akışına güvenli bir AI katmanı eklemeyi konuşmak isterseniz kapımız açık.

Yazan
Faruk Talmaç
Kurucu Ortak & Editör
Web tasarım ve yazılım geliştirmede 20 yılı aşkın deneyime sahip, YZ Uzman'ın kurucu ortağı.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!