Regülasyon
Yapay Zeka Reklamlarında İfşa Zorunluluğu 1 Ağustos'ta Başlıyor
Ticari Reklam Yönetmeliği'ndeki değişiklik 1 Ağustos'ta yürürlüğe giriyor: insandan ayırt edilemeyen yapay zeka karakterleri reklamda kullanılırsa açıkça belirtilecek. Kimi bağlıyor, bir haftada ne yapılmalı?

Bir e-ticaret markasının pazarlama ekibi, geçen sezon çektiği ürün videolarının faturasına bakıp "bu yıl mankeni yapay zekayla üretelim" dediyse, takvimde işaretlemesi gereken bir tarih var: 1 Ağustos 2026.
Ticaret Bakanlığı'nın Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yaptığı kapsamlı değişiklik 1 Temmuz'da Resmî Gazete'de yayımlandı (sayı 33297) ve yürürlüğe girmesine bir haftadan az kaldı. Paketin içinde hedefli reklamdan indirim ilanlarına, influencer iş birliklerinden çevreci iddialara kadar pek çok başlık var. Ama yapay zeka kullanan her marka için asıl kritik olan, reklamlarda dijital karakter kullanımını düzenleyen bölüm.
Kural tam olarak ne diyor?
Yönetmeliğin ilgili maddesi net: reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde, bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu hale geliyor.
İkinci bir hüküm daha var ve bu daha sert: gerçek kişilerin yapay zekayla üretilmiş dijital kopyalarının o ürünü gerçekten kullanmış, denemiş ya da tavsiye ediyormuş izlenimi yaratan reklamlar tamamen yasaklanıyor. Yani tanınmış bir yüzü veya gerçek bir müşteriyi sentetik olarak konuşturup ürün övdürmek, altına ifşa metni koysanız bile serbest değil. İlkinde şeffaflık isteniyor, ikincisinde kapı büsbütün kapatılıyor.
Kim kapsamda?
Sanılandan geniş bir alan var burada. Doğrudan etkilenenler:
- Ürün görsellerinde yapay zekayla üretilmiş manken veya sunucu kullanan e-ticaret markaları
- Müşterisi için AI video reklam üreten ajanslar ve prodüksiyon şirketleri
- Radyo ve dijital ses reklamlarında sentetik ses kullanan markalar
- Sosyal medyada yapay zeka karakteriyle içerik üreten marka hesapları
Gözden kaçan bir alan da şu: sentetik görselin "stok fotoğraf yerine" kullanılması, bu durumu beyan yükümlülüğünden çıkarmıyor. Karakter insandan ayırt edilemiyorsa kural işliyor, üretim maliyeti düşürmek için yapılmış olması bir savunma değil.
Bir haftada ne yapılabilir?
- Yayındaki kampanyaları tarayın. Hangi görsel ve videoda sentetik insan var, listeleyin. Çoğu markada bu listeyi kimse tutmuyor, ilk iş bu.
- İfşa metnini standartlaştırın. Her kanal için tek bir ibare belirleyin ve şablonlara gömün. Sonradan tek tek eklemek, kampanya sayısı arttıkça imkânsızlaşıyor.
- Ajans sözleşmelerine hüküm koyun. Üretimi dışarıya veriyorsanız, teslim edilen içerikte sentetik karakter kullanılıp kullanılmadığının beyan edilmesini sözleşmeye yazın.
- Arşiv tutun. Hangi içeriğin nasıl üretildiğini gösteren kayıt, bir şikâyet halinde elinizdeki tek belge olur.
Sahadan bakış
Türkiye'deki şirketlerin çoğu yapay zeka mevzuatını izlerken gözünü Avrupa Birliği'ne çevirmiş durumda, oysa kendi kuralımız Brüksel'den önce yürürlüğe giriyor. Bunu şaşırtıcı bulmuyoruz: reklam mevzuatı zaten hızlı hareket eden bir alan ve düzenleyicinin sentetik içerik konusunda tüketiciyi korumak için beklemek gibi bir sebebi yok.
Bizce bu kuralın maliyeti düşük, geç kalmanın maliyeti ise yüksek. Bir video reklamın köşesine "Bu içerikte yapay zeka ile üretilmiş karakter kullanılmıştır" ibaresi eklemek birkaç dakikalık iş. Ama sentetik bir influencer üzerine kurulmuş, ifşasız yayına girmiş bir kampanyayı geri çekmek hem bütçeyi hem itibarı yakar. Sahada gördüğümüz kadarıyla asıl risk kötü niyette değil, farkındasızlıkta: pek çok marka yapay zeka görselini teknik bir üretim tercihi sanıyor ve bunun artık bir beyan gerektirdiğini bilmiyor.
Kaynaklar: T.C. Ticaret Bakanlığı, Erdem & Erdem, Gün + Partners

Yazan
Muhammet Fatih Batman
Kurucu & Editör
Web tasarım ve yazılım geliştirmede 20 yılı aşkın deneyime sahip, YZ Uzman'ın kurucusu.