Şirketler
Lovable 13,3 Milyar Dolar Değerlemeye Ulaştı
Lovable 400 milyon dolar daha topladı, değerlemesi sekiz ayda ikiye katlanıp 13,3 milyar dolara çıktı. Tarif ederek yazılım üretmenin sınırı nerede başlıyor?

Sekiz ayda değerlemesi ikiye katlanan bir şirket, gerçekten iki kat daha mı değerli oldu?
İsveç merkezli Lovable, 12 Ağustos'ta 400 milyon dolarlık C serisi turunu doğruladı. Şirketin değerlemesi 13,3 milyar dolara çıktı. Turu Menlo Ventures ile Scaleup Europe Fund birlikte yönetti, on ikiden fazla yatırımcı katıldı. Aralık 2025'teki 330 milyon dolarlık turda değerleme 6,6 milyar dolardı ve o turu da Menlo yönetmişti.
Rakamlar ne diyor?
Lovable, tarif yazarak uygulama ürettiğiniz platformlardan biri. Yani kod yazmak yerine ne istediğinizi anlatıyorsunuz, sistem çalışan bir arayüz çıkarıyor.
Şirketin paylaştığı sayılar iddialı: Haziran 2026 itibarıyla 500 milyon dolar yıllıklandırılmış gelir, barındırılan 60 milyon proje, aylık 900 milyon ziyaret ve haftada 1 milyon yeni proje. Lovable kendi modelini de geliştiriyor, bunun yanında dışarıdan sınır modelleri de sunuyor. Haziranda imzalanan çok yıllı Google Cloud anlaşmasının kullanımda beş kat artışa denk geldiği belirtiliyor.
Peki bu sayıların hangisi kalıcı?
Haftada 1 milyon yeni proje etkileyici bir rakam ama bir soruyu cevapsız bırakıyor: bunların kaçı üç ay sonra hâlâ ayakta? Bu tür platformlarda proje açmak neredeyse sıfır maliyetlidir, dolayısıyla bu sayı talep kadar merakı da ölçüyor olabilir.
Yıllıklandırılmış gelir de dikkatli okunması gereken bir gösterge. Tek bir ayın gelirini on ikiyle çarparak elde edilir; hızlı büyüyen bir şirkette gerçeği olduğundan iyi, yavaşlayan bir şirkette olduğundan kötü gösterir.
Yatırımcı tarafında da not düşülecek bir ayrıntı var: her iki turu da aynı fon, Menlo Ventures yönetti. Mevcut yatırımcının turu yeniden yönetmesi bazen güçlü inancın, bazen de dışarıdan yeni bir fiyat belirleyici bulunamamasının işaretidir. Hangisi olduğunu ancak bir sonraki turda göreceğiz.
Yazılım şirketi olarak dürüst değerlendirmemiz
Bu araçları küçümsemek moda ama yanlış. Biz de kullanıyoruz. Bir fikri müşteriye göstermek için hafta değil saat harcamak, gerçek bir kazanç. Prototip, iç araç, tek seferlik pano: bu işlerde tarif ederek üretmek fazlasıyla yeterli.
Ayrım şurada başlıyor. Bir sistemin ilk sürümünü çıkarmak ile onu üç yıl boyunca ayakta tutmak farklı işler. Müşteri verisi taşıyan, e-fatura entegrasyonu olan, KVKK kapsamında denetlenen, altı kişinin aynı anda geliştirdiği bir yazılımda maliyet ilk günde değil, ikinci yılda ortaya çıkıyor.
Sahada en sık gördüğümüz senaryo şu: şirket kendi iç aracını bu platformlarda çıkarıyor, altı ay güzel gidiyor, sonra ölçek büyüyünce devralmamız isteniyor. O noktada iş, sıfırdan yazmaktan daha zahmetli olabiliyor çünkü kimse mimariyi seçmemiş, seçimler kendiliğinden birikmiş.
Somut bir örnek: 40 kişilik bir toptan gıda firması, sipariş takibini böyle bir araçla çıkardı. Başta harikaydı, çünkü tek ihtiyaç bir liste ve bir formdu. Sekizinci ayda bayi bazlı fiyat listesi, iade süreci ve muhasebe entegrasyonu istendiğinde iş büyüdü. Aracın kalitesiyle ilgili bir sıkıntı yaşanmadı; kimse veritabanının nasıl kurgulanacağına baştan karar vermemişti.
Tavsiyemiz net: prototipi bu araçlarla çıkarın, tereddüt etmeyin. Ama işin kalbindeki sistemi kurarken kimin sahiplendiğini, verinin nerede durduğunu ve iki yıl sonra kimin bakacağını ilk gün karara bağlayın.
Kaynaklar: TechCrunch

Yazan
Muhammet Fatih Batman
Kurucu & Editör
Web tasarım ve yazılım geliştirmede 20 yılı aşkın deneyime sahip, YZ Uzman'ın kurucusu.